BilimMeraklıları

Bu forumda Bilimle ilgiil bildiğimiz bilgileri paylaşacağız yaptığımız deneylere bakacağız hem birkaç oklulun öğrencileri ödevlerini yazar böylece ödev için telfon telefon arama devri biter:)
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bitki Külünde Bulunan Maddeler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mehmet
Admin


Mesaj Sayısı : 119
Kayıt tarihi : 23/08/09
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Bitki Külünde Bulunan Maddeler   Çarş. Ağus. 26, 2009 11:54 am

BİTKİLERDE BULUNAN MADDELER
Bitkiler incelendiğinde gözümüze ilk çarpan şey, parmaklar arasında bitki ezildiği zaman suyun çıkmasıdır. Bir bitkideki suyun tamamı uçurulursa ki, bu kurutma fırınlarında yapılabilir, organik karakterli yanıcı kısımlar gider, geriye mineral maddelerden oluşan kül kalır. Bu durumda bitkilerin içeriğinde bulunan ana temel maddeleri organik ve mineral maddeler olarak iki grupta toplayabiliriz.

MİNERAL MADDELER
Mineral maddeler kendi arasında su ve kül olmak üzere ikiye ayrılır.

Su
Su, bitkilerin asal yapı maddesidir. Doğada bulunan her canlı belli oranda su içerir. Bitkiler suyu dışarıdan özellikle topraktan kökleri aracılığıyla alır. Çok az da olsa bitki toprak üstü organlarının havanın neminden su alma özelliği mevcuttur. Bitki bünyesine alman su iletim boruları yardımıyla bitkinin her tarafına ulaşır. Hücreden hücreye dolaşır. Sonra yapraklardaki stomalar aracılığıyla, terleme (trans-pirasyon) yoluyla büyük bir kısmı dışarıya atılır. Bitki içinde geriye ka¬lan bir kısım su dokuların yaşamı için tutulur, yine diğer bir kısmı yaşamsal olaylar sırasında kullanılır.
Bitkilerde bulunan su miktarı koşullara göre çok değişkendir. Bitki cins ve türlerine göre kapsamları farklılaşır. Geniş yapraklı otsu bit¬kilerde su miktarı artarken küçük, kaba yapılı, tüylü ve dikenli yaprak¬ları yada gövdesi olan bitkiler ile odunsu gövdeli çok yıllık bitkilerde azalır. Bu yüzden bitkiler sudan az, orta ve çok hoşlanan gruplara ayrılır.
Bir bitkinin değişik organlarında bulunan su miktarı farklılık gösterir. Genelde genç kısımlarda su miktarı fazla, yaşlı kısımlarda daha azdır. Bu durum, bitkinin uç kısımlarından daha yaşlı dal, gövde ve köke doğru su içeriğinin azaldığını işaret eder. Apikal ve lateral me¬ristem dokularında % 90' a yakın su bulunurken, kalın hücre duvarları olan mantar dokularında ve depo maddelerini toplayan hücrelerde % 50, hatta % 40-30' a kadar inen su içeriği vardır. Olgun tohumlarda su oranı % 5-8' e kadar düşer. Ancak tohumlarda çimlenme olayı başladığında su oranı şişme nedeniyle birden bire hızla yükselerek % 5-8' den % 100-200' e kadar çıkabilir.
Bitkilerdeki su kaybı günün belirli saatlerinde de farklılık gösterir. Genellikle sabah gün doğuşuna doğru su miktarı artmaya başlar. Öğle saatlerine doğru en yüksek seviyeye çıkar. Öğle saatlerinde azalma mey¬dana gelir. Akşam saatlerinde tekrar en yüksek seviyeye çıkar. Gece saatlerinde yavaş yavaş azalır. Yani güneş doğuşu ile bitkinin su alması artar ve buna paralel olarak tranpirasyon hızlanır. Öğlen sıcaklık çok yükseldiğinden köklerle alman su, transiprasyonla kaybedilen suyu tam karşılayamadığından azalır. Sıcaklığın düşmesiyle tekrar denge sağlanır ve akşam saatlerinde su seviyesi yükselir. Gece karınlığm başlamasıyla su alımı ve terleme durur. Bitkideki su miktarı da düşer. Bitkilerde suyun bu günlük değişimi yanında, mevsimsel değişimi de söz ko¬nusudur. Kıştan çıkan bitkilerde su seviyesi düşüktür. Havaların ısmmasıyla birlikte su miktarı artmaya başlar. Artış ilkbahar aylarında devam eder. Nisan-Mayıs aylarında en yüksek seviyeye ulaşır. Yaz ay¬larında seviye önce durgunlaşır, sonra azalmaya başlar ve Ağustos ayında düşük bir seviyeye iner. Sonbaharda tekrar kısmi bir yükselme meydana gelir. Ancak havaların soğumaya başlamasıyla su oranı tekrar düşer. Kışa en düşük su seviyesi ile girilir.
Bitkide su seviyesini etkileyen diğer bir faktör, bitkinin mineral madde içeriği ve mineral madde farklılığıdır. Yapılan araştırmalarda po¬tasyum azaldığı zaman, bitkinin su kapsamında da azalma meydana gelmektedir. Benzer şekilde bitkide sodyum azaldığı zaman, su miktarı yine azalmaktadır. Fosforun su miktarı üzerine etkisi azdır. Azalması durumunda su miktarı biraz düşer. Fosforun etkisi daha çok sodyum, potasyum ve kalsiyuma bağlı olarak ortaya çıkar. Azotun su düzeyine olumlu ve olumsuz bir etkisi fazla görülmemiştir. Azotun, potasyumla da ilişkisi su yönünden belirlenememiştir. Diğer taraftan az fosforlu or¬tamda azotun suyla ilişkisi yok iken, fazla fosforda artan azot oranına bağlı olarak bitkinin su düzeyi önce artmakta, oranın daha da yükselmesi durumunda azalmaktadır. Fosfor orta düzeyde iken, azot miktarının artması bitkinin su kapsamını azaltmaktadır.
Suyun bitkide yeterli düzeyde bulunmaması büyümeyi ve gelişmeyi kısıtlar. Yaşamsal olaylarda aksamalar meydana gelir. Öncelikle turgor basıncı düşer. Turgor basıncının düşmesi ve yükselmemesi, yaşamsal olayları ve aktiviteyi durdurur. Bitki yeterli derecede su alamadığı için topraktan besin maddelerini alamaz. Hücrelere yeteri kadar tuz gelmez.

Hücre aktivitesi düştüğünden fotosentez yapılamaz. Bitkinin protein içerikli besin maddesi miktarı azaldığından hücre bölünmesi ve çoğalması yavaşlar. Suyun ve besin maddelerinin azalması duru¬munda, hemen ilk anda fazlaca olumsuz bir etki ortaya çıkmaz ve bitki bundan etkilenmez. Ancak olayın uzun süreli hale gelmesiyle, bitkinin yaşlı kısımlarından ve depo organlarından su ve besin maddeleri gerekli yerlere iletilir ve bitki bir süre daha bu olumsuz koşullara karşı ken¬disini korumaya çalışır. Fakat susuzluğun ve beslenmemenin devam et¬mesi durumunda bitki yavaş yavaş strese girer, solmaya ve pörsümeye başlar. Sararır, yer yer organlar kurur ve sonunda bitkide ölüme doğru gidiş başlar.
Ortamda fazla suyun bulunmasından da bitkiler rahatsız olur. Bu durum sudan çok hoşlanan bitkilerde bile karşımıza çıkar. Fazla suyun yapmış olduğu kötü etki;
a. Ortamda oksijen azlığından dolayı zehirleyici etki gösteren tok¬
sinlerin oluşması,
b. Solunum için yeterli oksijenin bulunmaması,
c. Gereksinim duyulan oranda nitratların oluşturulmamasmdan kay¬
naklanır.
Fazla suyun olduğu ortamda bitkilerde kök gelişmesi azalır. Hücreler gevşek bir yapı kazanır, büyüme durur, verim düşer, hastalıklara da¬yanım azalır, kökler ölmeye başlar ve sonunda bitki giderek kurur.

Kül
Kül, bir bitkinin 500-600°C fırınlarda bir kaç saat bırakılması ve yan¬ması sonucu geride kalan grimsi artık maddedir. ADOLF MAYER külü " Bir derece daha oksitlenmeyen madde olarak " yorumlar.
Bitkideki su miktarı nasıl ortam koşullarına, mevsim ve zamana, bit¬ki cins ve türlerine bağlı olarak değişiyorsa, kül miktarı da aynı değişimi gösterir. Değişik bitkilerdeki kül miktarı farklıdır. Nitekim, hıyarda kül oranı kuru maddeye oranla % 8 iken, çilekte % 3, elmada % 2, mısırda % 1.9' dur. Kültür bitkilerinde % 5-10, yabani bitkilerde % 1-2, tuza dayanıklı bitkilerde % 10-20 ve deniz alglerinde % 50' den fazla kuru maddede kül vardır. Bitki cins ve türlerine göre kül oranı nasıl değişiyorsa, bir türe ait bitkinin değişik organlarındaki kül miktarı da farklı olabilir. Ayçiçeğinin kökünde % 4.9, sapında % 4.8, yaprağında % 25.8, danesinde % 9.6 kül vardır. FINCK (1969)' e göre genel olarak bitkilerin yapraklarında % 10-20, kök ve yumrularında % 3-6, mey¬velerinde % 2-4 ve odunsu kısımlarında % 0.2-0.4 kül bulunur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://bilimmeraklilari.yetkinforum.com
 
Bitki Külünde Bulunan Maddeler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BilimMeraklıları :: Fen Bilimleri :: BitkiBilim-
Buraya geçin: